Hamilelikle İlgili Bilinmesi Gerekenler



Yazımızı beğendiyseniz paylaşarak destek olabilirsiniz.Share on FacebookTweet about this on Twitter

Kulaktan dolma bilgiler birde kadınlar söz konusu olduğunda katlanır, her cümleye birkaç kelime daha eklenip dolanır durur. Hamilelikle ilgili konular hassas ve kadınlar açısında son derece önemli olduğu için bilinmesi gerekenleri bir araya getirdik.

mutlu çift

  • İlk üç ayda hamile kalınmazsa büyük bir sorun var demektir. Hamile kalma ihtimalinin en yüksek olduğu aylar evlilikten itibaren 5. ve 6. Aylardır. İlk 12 aydaki ihtimal %85 oranında. Yani hamilelik ilk üç aya sığdırılabilecek bir durum değildir. Yalnız burada dikkate alınması gereken bir nokta var. Kadınların hamile kalma olasılığı kadının yaşı ile de ilgilidir. 35 yaş altında ilk 12 ay sınır kabul edilirken 35 yaş üstünde sınır 6 aydır. Yaşta göz önüne alınarak belirtilen aylar sonunda hamilelik olmamışsa doktora gidilebilir. Yumurta sayısına göre karar alınarak gerekirse tedaviye başlanır. Bazı durumlarda ise tedavi hemen başlatılır. Daha önce yapılan düşük, ameliyat, kanser tedavisi, kürtaj ve ailede görülen benzer sorunlar var ve şüphe duyuluyorsa tedavi çok daha erken bir dönemde başlatılabilir. Benzer durum erkekler için de geçerlidir. Eğer erkekte testis ameliyatı, kasık fıtığı ve ağır kabakulak vakalarında erkeklere de tedavi uygulanır. Durumun netleşmesi için aile doktor tarafından incelenerek nedenleri bulmaya çalışır. Sonrasında tedaviye başlanır.

cinsellik

  • Çocuk isteyen erkekler cinsel yaşamdan bir süre uzak durmalı. Bu varsayım sperm sayısının artırılmasına yönelik olsa da gerçekte doğru değildir. Buna dayalı olarak cinsel ilişki için belirli bir gün belirlemek te doğru değil. Testislerde sperm üretimi süreklidir ve kanallarda kullanıma hazır üretimi 90 gün önce tamamlanmış spermler bulunur. Kanallarda art arda üç boşalmaya yetecek kadar sperm bulunur. Spermler gün olgunlaşır ve kanallarda birikir. Bu kanallarda uzun süre bekleyen spermler bir süre sonra aktivitesini yitirir ve DNA yapılarında bozulmalar meydana gelir. Spermlerin bir haftadan fazla kanallarda beklemesi aslında spermler için pek te iyi değildir.




  • İlişkiden sonra yataktan kalkmamak gerekir düşüncesi de yanlış bir düşünceden ibarettir. Bu düşünce farklı şekillerde sunulur. Kadının ayaklarını duvara uzatarak beklemesi, altına yastık koyup sırtüstü yatması gibi. Bu şekilde spermlerin rahime ulaşacağı varsayılır. Oysaki kadın hemen ayağa kalksa dahi sonuç değişmeyecektir. Çünkü spermler boşalma sonrası hızla rahime doğru ilerler arta kalan ve dışarı çıkan sıvı sperm değil spermlerin içinde barındırıldığı sıvıdır sadece. Eğer yeterli miktarda sperm yok veya spermler yeterince aktif değillerse, kadının hamile kalmasına engel teşkil eden bir rahatsızlık var veya yumurtlama dönemi değilse yapılacak hiçbir hareket işe yaramayacaktır.

hamilelik ve beslenme

  • Bebeğin cinsiyeti yapılacak diyet ve çalışmalarla belirlenebilir düşüncesi de kesinlikle yanlıştır. Girilen hiçbir pozisyon veya yapılacak hiçbir diyet cinsiyeti belirleyemez. Yapılan istatistiki çalışmalara göre bir bebeğin kız olma ihtimali %49,5 iken erkek olma ihtimali %50,5’tir. Bebeğin cinsiyetini erkek spermiyle gelen kromozom belirliyor. Spermlerini yarısı X kromozomu yarısı da Y kromozomu taşır. Bu formülü bilinen herhangi bir basit yöntem değiştiremez.

 

  • Kanser tedavisi gören hiçbir hasta çocuk hastası olamaz. Bu tamamıyla yanlış bir bilgidir. Sadece kemoterapi ve radyoterapi erkeklerde testislere, kadınlarda da rahime ve yumurtalıklara zarar vererek kısırlığa neden olabiliyor. Eğer erkek tedaviye başlamadan spermlerini dondurarak muhafaza ederse ileride bu spermlerden çocuk sahibi olabiliyor. Kadınlarda da dondurulan yumurtalar kullanılabiliyor. Hamile kalma yöntemleri geliştikçe olasılıklarda artmaktadır.

hamilelik ve yatış pozisyonu

  • Hamilelik döneminde yatış pozisyonu önemlidir. Hamilelikle ilgili bilinen yanlışlardan biri de sol yana yatılması düşüncesidir. Hamilelik döneminde bayanın hangi tarafa dönerek yattığı önemli değildir. Önemli olan bayanın en rahat edeceği pozisyonda uyumasıdır.
Yazımızı beğendiyseniz paylaşarak destek olabilirsiniz.Share on FacebookTweet about this on Twitter


Be the first to comment

Leave a Reply

Your email address will not be published.


*